Telefonunuz çaldı ve karakoldan arandığınızı söylediler. Ya da adresinize savcılık veya kolluk tarafından bir çağrı ulaştı ve ifade vermek üzere gelmeniz istendi.
İlk akla gelen sorular genellikle aynıdır: “Hakkımda ne var?”, “Gitmezsem ne olur?”, “Beni gözaltına alırlar mı?”
Öncelikle şunu bilmek gerekir: İfadeye çağrılmış olmanız suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ancak çağrıyı tamamen görmezden gelmek de doğru değildir.
Önce hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin
Bir dosyada:
- şüpheli,
- müşteki,
- mağdur,
- tanık veya bilgi sahibi
olarak beyanınıza başvurulmak istenebilir.
Bu ayrım önemlidir; çünkü sahip olduğunuz haklar ve işlemin niteliği değişir.
Özellikle şüpheli olarak çağrıldıysanız mümkünse hangi olay ve hangi suç iddiası nedeniyle çağrıldığınızı öğrenin. İfade sırasında da size yüklenen suçun açıklanması gerekir.
“Telefonla aradılar, gitmek zorunda mıyım?”
Uygulamada kolluk görevlileri kişilere telefonla ulaşıp karakola davet edebilir. CMK m.145 ise şüpheli veya sanığın ifade veya sorgu için davetiye ile çağrılmasını, çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini ve gelmezse zorla getirilebileceğinin yazılmasını düzenler.
Bu nedenle yalnızca telefonla yapılan görüşme ile usulüne uygun resmî çağrı aynı şey değildir.
Bununla birlikte “telefonla aradılar, hiç ilgilenmeyeyim” demek yerine dosyanın gerçekten bulunup bulunmadığını, arayan birimi ve hangi sıfatla çağrıldığınızı güvenli bir kanaldan teyit etmek daha sağlıklıdır.
Usulüne uygun çağrıya gitmezsem ne olur?
CMK m.145 uyarınca çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında, şartları varsa zorla getirme kararı verilebilir.
Zorla getirme, kişinin yetkili makam önüne kolluk aracılığıyla getirilmesini sağlayan bir ceza muhakemesi işlemidir.
Bu nedenle “gitmezsem dosya kapanır” veya “nasıl olsa tekrar ararlar” düşüncesi doğru değildir.
İfadeye çağrılmak ile hakkınızda yakalama, gözaltı veya tutuklama tedbiri bulunması ise aynı şey değildir. Bu tedbirlerin şartları ayrıca değerlendirilir.
İfadeye gidersem hemen gözaltına alınır mıyım?
Hayır; ifadeye çağrılmış olmak tek başına kişinin mutlaka gözaltına alınacağı anlamına gelmez.
Gözaltı ayrı bir koruma tedbiridir ve kanundaki şartların bulunması gerekir. Bununla birlikte somut dosyada ayrıca yakalama emri veya başka bir koruma tedbiri bulunup bulunmadığı dosyaya göre değişebilir.
Özellikle ciddi bir suç isnadı söz konusuysa ifade öncesinde dosyanın hukuki durumunu değerlendirmek önemlidir.
Şüpheli olarak ifade verirken hangi haklarınız var?
CMK m.147 kapsamında ifade veya sorgu sırasında temel olarak:
- size yüklenen suçun anlatılması,
- müdafi yardımından yararlanabileceğinizin bildirilmesi,
- yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğunun hatırlatılması,
- şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteme imkânının tanınması
gerekir.
Kimliğinize ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz. Buna karşılık suçlamanın esasına ilişkin sorularda susma hakkınızı kullanabilirsiniz.
Susma hakkının kullanılması tek başına suçlamayı kabul ettiğiniz anlamına gelmez.
Avukat olmadan ifade vermek zorunda mısınız?
Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.
Bazı hâllerde müdafi görevlendirilmesi kişinin talebine bağlı değildir. Çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişiler ile kanunda belirtilen ağırlıktaki suçlardan soruşturulan şüpheliler bakımından zorunlu müdafilik hükümleri uygulanabilir.
Müdafi yalnızca ifade sırasında yanınızda bulunan kişi değildir; isnadın niteliğini anlamak, açıklamaların kapsamını değerlendirmek ve tutanağı kontrol etmek bakımından da hukuki yardım sağlar.
İfade tutanağını okumadan imzalamayın
İfade sonunda söyledikleriniz tutanağa geçirilir.
Söylediğiniz bir cümlenin eksik, farklı veya bağlamından kopuk yazıldığını düşünüyorsanız imzalamadan önce düzeltilmesini isteyin.
İfade kişinin özgür iradesine dayanmalıdır. Kötü davranma, tehdit, cebir, aldatma veya iradeyi etkileyen benzeri yasak yöntemlerle ifade alınamaz.
İfade verdikten sonra ne olur?
İfade vermek soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmez.
Savcılık diğer delilleri de toplar. Yeterli şüphe oluşmadığı değerlendirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir; yeterli şüphe görülürse iddianame düzenlenmesi gündeme gelir.
Bazı dosyalarda ifade sonrasında ek delillerin toplanması, yeniden beyan alınması veya başka soruşturma işlemleri yapılması gerekebilir.
Çağrıldığınızda pratik olarak ne yapmalısınız?
Arayan makamı, dosya numarasını ve hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenmeye çalışın. Resmî çağrı veya tebligat varsa saklayın.
Olayla bağlantılı mesaj, sözleşme, banka kaydı, kamera görüntüsü veya başka lehe delilleri silmeyin.
Şüpheli sıfatıyla ifade verecekseniz, özellikle dosyanın ciddi sonuç doğurabileceği durumlarda ifade öncesinde isnadın ve mevcut belgelerin hukuki değerlendirmesini yaptırın.
Sonuç
Polis veya savcılık tarafından ifadeye çağrılmak mahkûm olduğunuz veya suçlu sayıldığınız anlamına gelmez. Ancak usulüne uygun çağrıya mazeretsiz şekilde uyulmaması zorla getirme sonucunu doğurabilir.
Şüpheli olarak ifade verirken neyle suçlandığınızı öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma ve lehinize somut delillerin toplanmasını isteme gibi önemli haklarınız vardır.
Hukuki dayanaklar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.145, 146, 147, 148 ve 150.